Parfümün Tarihçesi

 Gözlerinizi kapatırsanız görmez, kulaklarınızı kapatırsanız duymazsınız. Ama nefes almaktan vazgeçmedikçe, koklamaktan başka çaremiz yok. Üstelik koku hiçbir açıklama yapmaksızın beynimizin en ilkel notalarına dahi ulaşabiliyor. İşte sözlü iletişimin henüz gelişmediği günlerde bile insanların seçim yapabilmesinde rol oynayan en temel etken kokudur. Çiçek, baharat, ağaç, meyve kokuları… Parfüm sadece güzel koku değil, kimliği ve tarzı da yansıtan önemli bir göstergedir.

  Parfüm latince, kokulu duman anlamına gelen “perfumum” kelimesinden geliyor. Tarihi ise oldukça eski…

 Günümüzden yaklaşık 5.000 yıl önce, mısırlılar güneş tanrıları Ra için güneşin doğuşundan batışına dek kokulu otlar yakarlardı.

 Ölülerini ise kokulu yağlar kullanarak mumyalar, mezarlarına parfüm şişeleri ve kokulu kremler koyarlardı. Nitekim, yapılan kazılarda Mısır Firavunu Tutankhamun’un mezarında parfüm şişeleri ve krem vazoları çıkarıldı. Mısırlılar günlük hayatlarında ise kokulu yağlar ve pomatlar kullanırdı. Bunlar içinde en çok tercih ettikleri  “kyphi” adını verdikleri kokulu yağdı. Kyphi, bal, şarap, pirinç., mersin çiçeği, safran, katırtırnağı ve ardıç özlerinden oluşan bir karışımdı. Nefertiti yasemin banyosu yapar, banyodan sonra vücuduna sandal ağacı, amber ve ender rastlanan çiçek özleri sürerdi.

  Çağdaş niteliklere sahip ve bilinen ilk parfüm 14. Yüzyılda, 1370 yılında yapıldı ve güzelliğiyle ünlü Macar kraliçesi “Elizsabeth Von Ungar” atfedildi… Esans ve biberiye yağı ile alkol karışımından elde edilmiş , lavanta yağı ile zenginleştirilmiş bu karışıma özel bir isim verilmesi de unutulmamıştı: “ Macar Suyu”.

16.yüzyılda cam sanatının ilerlemesiyle birlikte parfüm gelişime süreci de hızlandı. O yıllarda parfümün en çok üretilip tüketildiği ülke Fransa idi. Fakat parfümün vücuda sürülmesinin hastalıklara neden olacağı düşünülür, parfüm sadece pis kokuları maskelemek için kullanılırdı. Bu nedenle giyisiler, eldivenler, mendiller, hatta mücevherler bile parfümlenirdi.

17. ve 18. Yüzyıllarda ise, parfüm endüstrisi oldukça gelişti. Özellikle Fransa’nın Grasse bölgesi parfüm endüstrisinin kalbi, merkezi haline geldi. 20. Yüzyılda parfümler gelişen içerikleriyle birer sanat eseri halini aldı. Parfümler vücut kokularını bastırmak için değil, kişiliklerin altını çizmek için kullanılmaya başlandı ve çağdaş yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldi.

 Bizlerde Athena Parfüm olarak bu çağdaş yaşantınızda sizlere kaliteli ürünler sunarak sizlerin vazgeçilmezi olmak istiyoruz….